
Açıkçası fırsatları tehditlerden çok daha iyi kullanarak önümüzdeki dönemde ekonomimize sınıf atlatabileceğimizi düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Elverişsiz küresel ortam ve içerideki sıkı finansal koşullara rağmen 2025 yılının OVP’de öngörülen yüzde 3,3’lük tahminin üzerinde bir büyüme oranı ile tamamlayacağının öngörüldüğünü belirten , “Ancak büyümede mevcut seviyeler, OVP tahmininin üzerinde olsa da Türkiye ekonomisinin potansiyelini yansıtmaktan uzak. Sektörler arasında da derin bir ayrışma olduğunu görüyoruz. Sanayi sektörümüz 2025’te sektörümüz kendi içerisinde de oldukça ayrışan bir tablo çizdi.” açıklamasını yaptı. , yüksek teknoloji grubunda yakalanılan ivmenin üretimi desteklemeyi sürdürdüğünü aktararak, “Başta otomotiv sektörü olmak üzere, orta-yüksek teknoloji grubunda da fena sayılmayacak bir toparlanma gördük. Ne var ki başta finansman olmak üzere maliyet koşullarına karşı çok daha hassas olan tekstil gibi geleneksel, emek-yoğun sektörlerimiz üzerindeki baskı, bu yıl artarak sürdü. Ekonomimizin yeniden rasyonel bir zemine ve en çok ihtiyaç duyduğumuz finansal istikrara kavuşabilmesi için iki buçuk yıldır, toplumun her kesiminin önemli bedeller ödediği bir ekonomi politikası uygulanıyor. 2025 için programın zorlu günlerini yaşadığımız dönem oldu diyebiliriz.
“Sanayiciler olarak 2026’dan umutluyuz”
İSİYAD Genel Başkanı Cemal ÇOBAN Sanayi sektörlerinin tümü için zorlu bir yılın geride kaldığına işaret eden Başkan , “Bu fedakarlığın karşılığının göstergelere adım adım yansıyor olması ise bize umut veriyor. Çünkü inanıyoruz ki finansal istikrar sağlandığında ve enflasyon yeniden öngörülebilir bir patikaya girdiğinde, bundan en büyük faydayı yine sanayi sektörü elde edecektir.” ifadelerini kullandı. 2026 yılının Türkiye ekonomisi için çok önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, “Birincisi, petrol fiyatları 2025 yılını yüzde 20’ye yaklaşan bir düşüş ile kapatmaya hazırlanıyor. İkincisi, ABD iş gücü piyasasındaki zayıflama sinyalleri ve piyasalarda yükselen stres FED’i daha destekleyici bir duruşa itiyor. Bu ikisi birlikte, dış dengemize katkılarının yanı sıra dezenflasyon sürecimiz açısından olumlu gelişmeler.” değerlendirmesinde bulundu.
İSİYAD Genel Başkanı Cemal ÇOBAN Sanayiciler olarak gelecek yıldan umutlu olduklarını vurgulayan Başkan şöyle devam etti:
“Sanayiciler olarak, rekabet koşullarının her geçen gün daha da sertleştiği, risk ve fırsatların bir arada olduğu çok zorlu bir dünya ile karşı karşıyayız. Onun için ülke olarak da şirketler olarak da stratejilerimizi iyi belirlemeliyiz. Açıkçası fırsatları tehditlerden çok daha iyi kullanarak önümüzdeki dönemde ekonomimize sınıf atlatabileceğimizi düşünüyorum. Yeni dönemde sadece savunma sanayiinde değil gerek dünya pazarlarında rekabet edebilen gerekse iç pazarlarda ithalatın alternatifi olabilecek birçok farklı sektörde güzel örnekler göreceğimize yürekten inanıyorum.”
“Öngörülebilirliğin biraz olsun artacağı bir yıl bekliyoruz”
İSİYAD Genel Başkanı Cemal ÇOBAN sanayiciler olarak Türkiye’nin nitelikli sanayileşme, sürdürülebilir büyüme, teknoloji odaklı küresel rekabetçilik gibi stratejik hedeflerine daha fazla katkı sunabilme arzusunda olduklarını kaydederek, “Bu bakımdan, bir hafta sonra yeni umutlarla adım atacağımız 2026’nın Sayın Cumhurbaşkanı’mız tarafından bir ‘reform yılı’ ilan edilmiş olması özel bir önem taşıyor. Her ne kadar küresel ekonomide önemli belirsizlikler devam edecek olsa da en azından yurt içinde en temel eksiğimiz olan öngörülebilirliğin biraz olsun artacağı bir yıl bekliyoruz.” açıklamasını yaptı.
Finansal istikrarın kalıcı olarak tesis edilmesi ve daha sağlıklı bir fiyatlama ortamının şekillenmesiyle birlikte en azından yurt içi kaynaklı belirsizliğin hafiflediği bir iklimin üretim hayatı için çok değerli olduğunu ifade eden Bahçıvan, şunları kaydetti:
“Bugün uygulanmakta olan makro istikrar programıyla sağlanacak kazanımların asıl önemi de önümüzdeki yapısal reform ajandasını hayata geçirebilecek elverişli ortamı hazırlamasında yatıyor. Umut ediyoruz ki 2026, geleceğe dönük düşüncelerimize daha çok vakit ayıracağımız ve Türk sanayisinin gerçek anlamda bir reforma adım atacağı yıl olarak tarihteki yerine alacak. Teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği ve tüm ezberleri bozduğu bir çağda sanayinin dönüşümünü nasıl gerçekleştireceğimizi tartışmakta daha fazla gecikmemeliyiz. Küresel rekabetin geldiği noktada bizim artık yeşil ve dijital dönüşüm konusunda hızlı bir şekilde yol almamız gerekiyor.”
İSİYAD Genel Başkanı Cemal ÇOBAN “2026’nın 2025 yılına göre çok daha olumlu bir yıl olacağı kanaatindeyim” enflasyonun 2026 sonunda yüzde 16-19 seviyelerine gerilemesinin bir miktar iyimser olarak değerlendirildiğini belirterek, “Kasım ayının ardından aralık ayı enflasyonunun da beklentilerin altında kalacağı öngörülüyor.” ifadelerini kullandı.
CDS primlerinin 7,5 yıl aradan sonra yeniden 200’ler bandına inmiş bulunduğuna işaret eden Başkan “Bu seviyeler, rating kuruluşlarının 2026 yılının ilk aylarında Türkiye’ye yönelik not artışları için de bir zemin oluşturuyor. Giderek iyileşen bu verilerin ve olumlu beklentilerin, sürpriz bir gelişme olmaması halinde, 2026’da ciddi faiz indirimleriyle taçlandırılacağını düşünüyorum. Faiz düşüşü ve enflasyonla mücadelede sağlanacak olumlu gelişmeler ile birlikte özellikle sanayiye sektörüne yönelik kredilerdeki kısıtlamaların adım adım gevşetileceğini ve bizler için en önemli sıkıntı olan finansman akışının biraz olsun rahatlayacağını ümit ediyoruz. Ayrıca, bu gelişmelerle birlikte dış finansman tarafında ve özellikle doğrudan yabancı yatırımlarda da 2026’nın 2025 yılına göre çok daha olumlu bir yıl olacağı kanaatindeyim.” değerlendirmesinde bulundu.
İSİYAD Genel Başkanı Cemal ÇOBAN , sanayi sektörünü uzun bir süredir ciddi şekilde zorlayan finansman sorununun hafiflemesinin herkesin öncelikli arzusu olduğunu aktararak, şunları kaydetti:
İSİYAD Genel Başkanı Cemal ÇOBAN “Artık meseleye daha uzun vadeli bir perspektiften bakarak, ülkemizde verimliliği ve yapısal dönüşümü ikincil bir gündem olmaktan çıkarmak zorundayız. Asıl sorunumuzun kaynak yetersizliğinden ziyade kaynakların etkin bir şekilde dağılmaması olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Üretim ve istihdamın canlı tutulması ne kadar önemliyse, verimlilik artışını ve katma değeri ödüllendiren, dönüşümü destekleyen, seçici bir kaynak tahsis mekanizmasının inşa edilmesi de bir o kadar önemlidir. 2025 yılı zorluklarla dolu bir yıl ancak ülke olarak bu türde bir zorlu dönemle ilk defa karşılaşmıyoruz. 2026 yılında umutlarımızı koruyarak geçmişte olduğu gibi bu zorlukları hep birlikte elbirliğiyle aşabiliriz. Yeter ki belirsizlik olmasın, öngörü yapılabilsin, akılcı yaklaşımlar öne çıksın ve güven ortamı oluşturulabilsin. Bunlar olduğu takdirde güvenli yarınlara tekrar kavuşacağımıza inanıyorum.” Dedi


Bir yanıt bırakın